ama…


içimi seyirten bir volkan patlıyor kalbimde.
gözlerimden tüten dumanlar,
yanaklarımı eriten göz yaşlarıyla,
buharlaştırıyor herşeyi.

…hayal,

bir delinin tuali.

menşeii belli olmayan renklerin çiftleştiği bir yataktır. kendi yönüne akmayan hırçın bir nehirdir. toplumsal olmayan bir ütopyacı için, hayatın teması budur.

barış mücadeledir.

kölelik monologu!

ardına takıldığımız baloncukların kölesiyiz. -muş’ lu, -miş’ li geçmişlerin / geleceklerin peşinde sürünen kendimizin fakiriyiz. bir yere gelmek istiyoruz. ama geldiğimiz yer, hep kendimizden uzaklaştığımız yerdir. eski günahlara saplanan hançerlerin ucunda ömrümüz. paranın sadık iti haline getirilerek özümüzden koparılmışız.

we trust to GOD.

ateşin ortasında kalmış akrepler kadar, cesaretli olamıyoruz. önümüze güneşi alsakta, gölgemiz net değil berimizde. çünkü bizler korkakça değiştiremediklerimizin, yarattıklarımızın köleleriyiz. kevaşe zihni ile bir birimize tecavüz etmeyi seviyoruz. bu yüzden bizler. kendimizden kaçan, toplumun en sadık köpekleriyiz.

zamanın sürüncemesiyle uğraştıkça, eski günahların gölgelerini büyütüyoruz yaşamımızda. kararsızlıklarımızın arasında, hayatımıza, hep yön veren toplumun beklentileri. en büyük korkumuz. kendimizle yüzleşmek. halbu ki orak bir kere yüzünü parçaladımı korkunun, direnişin ardı kesilemez. hiçbir güç tarafından.

inanç, bir garip kandırmacadır bu yolda. dogmanın kucağında, orasını burasını elletenlerin, beyin kabukları üzerinde bir zerre öznel düşünce kalmadığında, siyaset onu kondom olarak kullanır…

herşeyin uykusuna dair…

sularında dinginken, diş kırılır düşlerin gerçekleşmemesine. herşeyi, bir korkuyla engellere, kurallara ve dayatmaların getirdiği formel bir yaşama dönüştürülür. işte bu yüzden kimse kendisi olamaz. bu yüzden, gün hiç mutlu doğmaz. ardında hep yaşayamadığımız, kendimizden kaçtığımız bir umudun çaresiz bekleyişiyle dağınıklaşırız. bu dağınık günlerin cüssesi çok irileşir. geriye – ileriye eşit gidişlerin zamanı kalır ardında.

anlamına adres ise “hayat” tır…

düşLe

karanlıkta konakların üzerinden, havalanan martıları. dalından zerafetiyle dolu yaşamına elveda diyen yaprağı, ölüme gideceğine bile bile kozasına çekilen tırtılı.

kelebeğin intiharıdır bizimkisi…

Reklamlar
This entry was posted by LiberterKedi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

halkkonseri

Düşü gerçeğe çevirmenin kavgasını veriyoruz.

yedinci kapı

searching.........

BİRTAKIM YAZILAR

''Okumadığın gün karanlıktasın.''

Onur Özbulut

Sağlık, Eğitim, Danışma

Gizem Dolu

Gizem Sir Bilim Tarih Teknoloji Efsaneler Olaylar Hikayeler Belgeseller.........

KAPANDI

Blog Kapandı

The WordPress.com Blog

The latest news on WordPress.com and the WordPress community.

kubur fanzin

genel olmayan kültür

Anticopyright-tr Blog

Just another WordPress.com weblog

Bataklik - Dip Kültür

masumiyetini kaybetmiş davranışlar üzerine…

Fanzin

spotlar, show dünyası ve disko topları!

AYDAN ATLAYAN KEDİ

Eğer bir başkasını daha iyi tanıyor olsaydım, kendimden söz etmezdim THOREAU

mitikimgelem

"Mit" dediğin başlanmış, ama henüz sonu getirilmemiş bir sözdür. Roland Barthes

modarzu

moda makyaj ve kadın

sammssara

Just another WordPress.com site

LiberterKedi'nin Güncesi

tarih aptalların tahakkümünde.

Kara Kedinin Günlüğü

...eğer susarsam,öfkem yitik bir vadide yankılanır.

%d blogcu bunu beğendi: